25.12.07

En Guzel Hediyeler


Neden sevdiklerinize kavanozlarla yiyecekler, tatlı tuzlu kekler börekler hediye etmiyorsunuz? Tabii veriyoruz, pişirdiklerimizi kurduklarımızı doldurup götürüyoruz diyeceksiniz ama benim kastettiğim o degil, bizzat kavanozun içinde pişmişlerinden söz ediyorum. Kavanoz keki mi desem, kaşık keki diye mi adlandırsam bilemedim ama bu tarz hediyeler vermek şuradaki tariften beri benim adetim haline geldi. Öncelikle söyleyeyim ki oradakinden farklı olarak nette bu methodla pişmiş keklerin insan sağlığını tehdit edebilecek tehlikelere çok açık olduğunu okuduğum için aylarca dayanacak kek konservesi formunda yapmıyorum, sadece sevdiğim beğendiğim veya beğenilen tariflerimi bir-iki gün önceden kavanozlarda pişirip ufak tadımlık şık porsiyonlar haline getiriyorum. Dostların dimağına kazınmış o nefis kekinizi bu şekilde ellerine verdiğinizi düşünün ve o yüz ifadesini görmek için hiç olmazsa bir kere yapın derim. Hele bir de tarifini bir karta yazıp iliştiriverdiyseniz, sırf balık vermekle kalmayıp tutmayı da öğrettiyseniz değmeyin keyiflerine.


Tecrübelerimi paylaşmaya gelince;


*Mümkün mertebe az yumurtalı, hatta hiç içermeyen ve yapısı yoğun, pound cake denilen kekleri tercih ediyorum, bol yumurtalı çokça kabaran sünger tipi kekleri hiç denemedim.
*Ağzı genişçe, birdenbire darlaşmayan, yayvan ve genelde porsiyonluk- bir iki kişilik malzemeyi alacak büyüklükteki kavanozları seçerim.
*Önce içini tereyağla yağlar sonra kekin kabaracağını hesap ederek doldururum.
*Fırını önceden ısıtmam, soğuk fırına atarım.
*Kapağı nemlenmemesi için kek iyice soğuduktan sonra kapatırım. (Bu haliyle buzlukta da saklayabilirsiniz.)

*Elinize geçen kavanoz ve biriktirip atmaya kıyamadığınız paket süslerini tekrar değerlendirmenin en güzel hali, çok hoş bir geri dönüşüm projesi. Süslemelere bir de kaşık ve güzel dileklerinizle tarifi içeren bir kart ekleyebilirsiniz.
*Kendinize, eşinize yapıp öğle yemeği olarak işyerinize götürebilirsiniz.
*Aynı şekilde döşeme tarzı börekler de pisirebilirsiniz. Benim en sevdiklerim Portakal Agacı- Tarif Defteri´ndeki tencere böreğiyle Dilekçe´deki kolay suböreği.
*Fotoğraflardaki kekler bir zamanlar pek çok bloggerın denediği benim mutfağımda şekilden şekile giren şu tarifle yapıldılar. (Peynirli karışımdaki yumurta yerine beyaz cikolata, hamuruna bitter çikolata ve donmuş böğürtlen ilavesiyle..)
Daha başka güzel hediyeler için uğrayacağınız adres ise şurası.

21.12.07

Hayırlı Bayramlar



küçük bır not: Türkiye´deyim, sevdiklerimle beraberim. Ufak tefek hastalıklarımız dışında her şey çok güzel. Umarım sizin bayramınız da mutlulukla gecıyordur.
Bütün dostlara kucak dolusu selamlar..

7.12.07

Kusburnu Ile Baska Neler Yapilabilir?

Surada soylemis, cayi marmeladi pestiliyle hep tatliyi cagristiran kusburnunun tuzlu versiyonlarina eklemeler yapacagim demistim. Ustelik literaturde oldugunu dusunmedigimi soyleyerek iddiali konusmustum. Ben hala su ana dek ulasabildigim kaynaklarda rastlamadigimdan bu asagida yazacagim tariflerin bir nevi kasifligini ustleneyim, ama siz de bu konuda bildiginiz varsa burada paylasmaktan, yoresel mutfakta var diyerek bu tezimi curutmekten cekinmeyin, oldu mu? Ben Amerika'yi yeniden kesfetmelere aliskinim :)

Bu tariflerle gecen seneden beri cay yapilmayi bekleyen, Turkiye seyahatimizin sonunda bavulumun kosesine sikistirilmis bir kilo civarindaki kuru kusburnu degerlendirilmis, bence girebilecegi en guzel sekillere girmis oldular. Hatta sunu cok rahatca soyleyebilirim ki bundan sonra itiyad haline getirilip memleketten gelirken kuru kusburnu alinacak, cayi degil ama eksisi ve tarhanasi yapilacak.

KUSBURNU EKSISI



Narin, kizilcigin, korugun, sumagin eksisi oluyor da kusburnunun eksisi neden olmuyormus diyerek yola cikilmis bir tarif. Ustelik herkesin aktarlarda rahatlikla bulabilecegi kuru kusburnularla calistigim icin de gonlum daha da bir ferah yayinliyorum.
Biz onu salatalarda, tavuk etlerinin terbiyesinde, sarmalarin dolmalarin ustune gezdirerek, sanki tereyagmis gibi kizarmis ekmek ustune surerek pekmez bal gezdirerek neredeyse tukettik bile. Yani hem tatli, hem tuzlu tatlara rahatlikla eslik edebilen rayihali, yumusak -neredeyse tatli diyebilecegim- bir eksiligi var.
Yapimi ise cok basit. 500 gr kuru kusburnunu guzelce yikayip tekrar su ekleyerek bir muddet islatiyorsunuz. Ben bir kac saat beklettim. Sonra ocaga koyup kaynatmaya basliyor, arada bir patates ezicilerle iyice hirpaliyorsunuz. Sonrasi ise once kalin, sonra ince plastik suzgecten gecirip elde ettiginiz hulasayi iyice koyulasana kadar kaynatmaktan ibaret.



KUSBURNU TARHANASI




Kusburnu tarhanasi ise benim laborant titizligiyle calistigim hazir corba-tarhana denemelerimde ucuncu adim. Ilkinde en sevdigim corbalardan biri olan koz biberli balkabagi corbasini her an elimin altinda bulundurma hayaliyle yola cikmis, ama uzunca bir sure mayalanmasina izin verdigim icin biber kokusu belirgin olan bildik tarhanayi elde etmistim. Ikinci yaptigimda mayalanmasini beklemeden hemen serdim. Bu arada gorerek gozleyerek koklayarak tadarak pek cok sey ogrendim ve bu ogrendiklerimi de kusburnu tarhanasini yaparken kullandim. Sogansiz tarhana hamuru olamayacagini, olursa da cok yavan olacagini anlamis bulundugumdan 2 sogani rendeledim, biraz zeytinyagda kavurdum. 1 bardak domates salcasi, 500 gr kuru kusburnundan elde ettigim hulasa, tuz ve tam un ekleyerek yogurdum. Mayalanmasini beklemeden kullanmadigimiz bir odada yere serdigim bire iki metrelik musambanin ustune kasik kasik serdim. Ertesi gun ustleri kurudugunda spatulayla diger yanlarini cevirdim. O kisimlar da kuruyunca gidip gelip elimle bolerek ufalttim, bir muddet sonra iki avucunuzun arasinda surterek rahatca ufalanabilir hale geliyorlar, ki zaten o da tarhananizin bittiginin isareti. Elekten gecirip, gecmeyenleri de motorda parcalatip tepside arada bir alt ust edip iyice kuruttunuz mu ese dosta bile goturebilecek kadar kusburnu tarhananiz oluyor. Sadece uc gun suren, ilk gunun disinda gunde maksimum onbes dakikanizi alan bir emekle elde edilen tat ise nefis.
Eskilerin tarhana dedigi bu hazir corbalarin yapimi zor diyenlere inanmayin, kulliyen yalan. Isterseniz misafir odanizdaki masanin bir kosesinde bile yapabilir, sevdiklerinize sadece size ozel olan, guvenebileceginiz, katkisiz, hilesiz hurdasiz tatlar sunabilirsiniz. Yeter ki sevin ve isteyin, sonrasi cok kolay.
Ben simdiden sabirsizlaniyorum baharda ilk surgunlerini verir vermez toplayacagim isirganlarin ve de babamdan duydugum eksi eriklerin tarhanasini denemek icin..Gel bahar gel..